SICAK NAL KİTAPLARI - Yasakmeyve.com

SICAK NAL KİTAPLARI

SICAK NAL KİTAPLARI

"MÜPHEM ÜÇGEN" - ILGIN YILDIZ

"MÜPHEM ÜÇGEN" - ILGIN YILDIZ

Yaşamımızın denetimini elimizde sanırız, oysa her şey adını bilmediğimiz tuhaf bir taşın camı çerçeveyi indirerek içeri girmesiyle değişebilir. Ilgın Yıldız’ın ikinci kitabı “Müphem Üçgen”de insanın hem kendisiyle hem de çevresiyle ilişkilerini izleyişinin, kendi yaşamının bile dışında bırakılışının öyküleri var. Bir apartman toplantısından babamızın anılarını anlattığı karlı bir kış akşamına dek hep fail olduğumuza inanırız ama içeri alınmayan birer izleyiciyizdir sadece. Okura düşen de bir teleskoptan ya da bir sisin ardından olanı biteni izlemektir…


"KUSUR"- MURAT ÇAKIR

"KUSUR"- MURAT ÇAKIR

Bıkıp usanmadan kendimizi anlatırız; kaybettiğimizi anladığımız an. Bu son çırpınışlardır. İyi bir konuyu sıkıcı hale getiren; gerçeklikten yoksun olması değildir. –Istırap’tan habersiz miydi? Ruhu saldırıya açık birini; çaresizliğini, onun karşısında örtbas etmiş olanlar yağmalayacaktır -en başta.





"HAYALLER VE HARFLER" - HÜLYA SOYŞEKERCİ

"HAYALLER VE HARFLER" - HÜLYA SOYŞEKERCİ

Edebiyatımızın önde gelen eleştirmenlerinden olan Hülya Soyşekerci’nin ‘okuma notları’nı daha önce “Mavi Harfler Atölyesi”adıyla yayımlamıştık. Bu kez “Hayaller ve Harfler” ile selamlıyor okuru. Orhan Veli’yi, Cahit Sıtkı Tarancı’yı, Sabahattin Kudret Aksal’ı şair olarak tanırız, peki öykülerini bilir misiniz? Ya Namık Kemal’in “İntibah”ında cariyeler ve düşmüş kadınlar nasıl bir dünyada yaşarlar? Suat Derviş’in 17 yaşında yazdığı “Kara Kitap” hakkında ne biliyoruz? Leyla Erbil’e, Latife Tekin’e, Tahsin Yücel’e, Haldun Taner’e, Ferit Edgü’ye ve daha birçok yazarın dünyasına ilişkin soruların yanıtlarını bilmenin tam sırası…





"GÜN ORTASINDA GÖKYÜZÜ" - FİGEN ÖCAL

"GÜN ORTASINDA GÖKYÜZÜ" - FİGEN ÖCAL

İnsan unutarak yaşayınca yernesnemekânkişimana parçalanıyor Korkut. Ben şimdi bana ne olduğunu nasıl bulup çıkaracağım yirmi yıllık bu enkazdan. Bu otel odasına, bir geceye sığar mı bütün hafriyat. Şu yüze bak Korkut, gülümsememiz yok bizim. Betonlaşmış yüzümüz.





"ÖRTMENİM!" - ADIL İZCİ

"ÖRTMENİM!" - ADIL İZCİ

Gencidim o zamanlar ben de, otuzuma yeni yeni merdiven dayıyordum. Hemen her cuma okul hafta sonu tatiline girdikten sonra, ufacık lojmanıma konuk geldiklerinde, sanata, edebiyata meraklı nice öğrencimle bunlar gibi hayaller kurardık: Bir gün adada, yani Burgaz’da sade bir ev, hayır, kitaplık –ev edinecek, her fırsatta orada bulacaktık kendimizi. Ne kitaplar ne kitaplar okuyacaktık; canı isteyen bir odaya kapanacak, yazacaktı. Ve elbette sabahlara kadar, yine aynı konularda sohbetler edecektik!





"DUR BİRAZ OTURAYIM" - NURDAN ÇAKIR TEZGİN

"DUR BİRAZ OTURAYIM" - NURDAN ÇAKIR TEZGİN

Nurdan Çakır Tezgin (nam-ı diğer Aşçı Fok), Çok yönlü bir yazar. Resim yapıyor, sergiler açıyor, gezilere çıkıp yolculuk anılarını yazıyor, yerel beslenme ve ekoloji odaklı atölye çalışmalarına imza atıyor. Bu kez bir öykü kitabıyla çıkıyor okurlarının karşısına. Belirli bir yaşın üstündeki bir insanın günlük yaşantısından yola çıkıp sokaklara, parklara, hastane koridorlarına uzanıyor. Duyarlı gözlemlerin öyküleri...



"BOŞ SAYFA ÖYKÜYE DAHİL" - NECATİ ALBAYRAK

"BOŞ SAYFA ÖYKÜYE DAHİL" - NECATİ ALBAYRAK

“Neden taşa sarılır mektuplar, isimler niçin saklanır, pencere camları yerle bir edildiğinde insan ölümün neresindedir? Taş dışlayıştır, sırdır, aynadır. Ve aynalar unutur; ayna olamayanlar değil. Bazen ayna olduğum yanılgısına kapıldığım doğrudur.”

"SAÇLARIMA YAĞAN CAN TANELERİ" - GÜZİN ARAR

"SAÇLARIMA YAĞAN CAN TANELERİ" - GÜZİN ARAR

Bacaklarımı açıp, kadınlığımı inciten o pozisyonda yatarken aklımdan hep aynı şey geçiyor: Neden ben de diğer milyonlarca kadın gibi doğanın getirdiği kolaylıklara sahip olamadım? Neden buradayım, neden bu kadar kadın içinde ben böyle bir bedel ödüyorum? Buna benzer bir alay soru kurşun gibi göğsüme çöküyor.

"BÖCEK" - NESİME AÇILMIŞ

"BÖCEK" - NESİME AÇILMIŞ

Bir ara eğildi, terliklerini eline alıp içlerini kontrol etti, başucundaki komodinin üstüne koydu. Yastığının altını üstünü inceledi. Gece lambasını açmak için duvardaki düğmeye doğru uzandığı yerde kalakaldı. Siyah kocaman bıyıkları ile hamamböceği düğmenin hemen yanındaydı ve onu izliyordu.

"PAUL BROUSSE AKŞAMLARI" - NİLGÜN ASLAN

"PAUL BROUSSE AKŞAMLARI" - NİLGÜN ASLAN

Doğa aklını ona hibe eden doğallardan sıkıldığında iki uyumsuz rastlaşıverir. Dişe dokunur bir isyan muhtemel değilse de, baldırıçıplak iki us kafa kafaya verdiğinde az eğlence çıkmayacaktır.

"KILAVUZUN BURNU" - MELİKE BELKIS AYDIN

"KILAVUZUN BURNU" - MELİKE BELKIS AYDIN

Kitaptaki metinler bir imgenin, örneğin kertenkele gibi bir hayvanın, çöplük gibi bir kavramın ya da umutsuzluk gibi bir duygu durumunun edebiyat eserlerindeki izlerini sürerken kendi varoluşlarını da sorunsallaştırıyor. Bu iz sürüş, metinlerarası geçişler için açılmış tüneller gibi uzak metinleri birbirine bağlıyor. Bu bir karşılaştırmadan çok bir birleştirme, bir araya getirme çabası, yani metinlerin birbirleriyle yarıştırılmasından çok, bir araya getirilen birbirinden farklı metinlerin birlikte okunmasını deneme çalışması. Ama bir kılavuzluk iddiası değil, sadece bazı olasılıkların okura önerilmesi.

"HAYIFLANMA" ( 2. BASIM ) - FIRAT CANER

"HAYIFLANMA" ( 2. BASIM ) - FIRAT CANER

Birisi de hikâyesi olmayanları anlatmalı. Onlar her yerde.”Anlatsam roman olur” diyebilecekleri hiçbir şeyleri yok. İster inanın, ister inanmayın…

"AVLUDAN GEÇEN RÜZGÂR"  - MUSTAFA DEMİRCİOĞLU

"AVLUDAN GEÇEN RÜZGÂR" - MUSTAFA DEMİRCİOĞLU

Yönünü umursamayan rüzgâra benzerdi, hayata dudak büken. Ya da öyle görünmek isteyen, hayatlardan geçerken. İçinde buruk gülümsemelerle mi bakardı, bir hayırsızı mı saklardı, işitilmeyen çığlıklar mı biriktirdi, kimse bilmezdi.

"PIHTI" (2.BASIM ) - BARIŞ ACAR

"PIHTI" (2.BASIM ) - BARIŞ ACAR

“Yolda giderken, belirli bir yolda değil, öylesine bir yolda, adamın birine çarptım. Daha önce başka adamın birine çarpmış biriydi bu. Özür dilerim, dedim. Dileme, dedi. Arkasını dönüp giderken daha önce çarptığı adamdan özür dilemem gerektiğini söyledi. Hak verdim.”

"KUŞLAR KİTABI" (2.BASIM ) - ADİL İZCİ

"KUŞLAR KİTABI" (2.BASIM ) - ADİL İZCİ

“Önce tek bir ses duydum. Belli belirsiz. Hemen yinelendi aynı incecik ses. Baktım ki gölgedeki su kabının bir ucundaydı. Öbürü de tüy gibi indi. Hanımelinin ardında daha da bir büzüldüm ve neredeyse soluk bile almadan seyre koyuldum: İkisi de sadece yedi yudum… Sonra aynı sessizlikte gittiler.”

"İNTİHAR ETMİŞ BİR TAŞRA BERBERİNİN ŞİİR KİTABI VE ÖNSÖZÜ" - POLAT ONAT

"İNTİHAR ETMİŞ BİR TAŞRA BERBERİNİN ŞİİR KİTABI VE ÖNSÖZÜ" - POLAT ONAT

“Bu kitap acaba ne? Monolog tarzı tuhaf bir oyunsal uzun hikâye mi? İronik bir postmodern kısa roman mı? Mükemmel imgelerin billûrlaştığı bir şiir dosyası mı? Manifestovari bir poetik metin çalışması mı? Dramatik bir intihar mektubu mu? Spesifik bir novella denesi mi? Ben, bunların hepsi de doğru, demeyi tercih ederim. Ama son kararı her zaman olduğu gibi yine siz tercih edeceksiniz. Evet siz. ÂDEM YOKSUN”

"ÇAKIR ZAMANLAR" ( 2. BASIM ) - NİLÜFER AÇIKALIN

"ÇAKIR ZAMANLAR" ( 2. BASIM ) - NİLÜFER AÇIKALIN

Buzun bardaktaki rakıya düşme sesi, martının denizden balığı kapma sesiyle aynı. Nerede kalmıştık, daha doğrusu nereden geldik buraya? Aynadan kaçıyordum, izmaritte uzayan kül gibiydim evde, köprü altına düşürdüm yolumu, İstanbul’u da kül tablası yaptım kendime.

"HAYIFLANMA" - FIRAT CANER

"HAYIFLANMA" - FIRAT CANER

Birisi de hikâyesi olmayanları anlatmalı. Onlar her yerde.”Anlatsam roman olur” diyebilecekleri hiçbir şeyleri yok. İster inanın, ister inanmayın…

"EKSİK YIL" - ONUR ÇALI

"EKSİK YIL" - ONUR ÇALI

“Hayatın bilgisini veren öğretmenin kitabında, kış geceleri annemiz yemek yapar, babamız televizyon karşısında, elinde gazete keyif çatar. Sobanın yanı başında kedimiz uyur değil mi? Değil. O da değil!”

"MERDİVEN BOŞLUĞU" - ABDULLAH MOLLAOĞLU

"MERDİVEN BOŞLUĞU" - ABDULLAH MOLLAOĞLU

“Zili çaldığı âna kadar fark ediyor değildim oysa. Fakat çaldığı anda irkiliyor ve yaptıklarıma yine şaşırmakla birlikte geri adım atamıyordum. Gişeden aceleyle jeton alırken, turnikeden bacaklarımı çarparak geçerken ve kapının kapanmasına ramak kala aradan sıyrılırken yüzümde büyükçe bir şaşkınlık ifadesi olmalıydı.”

"PIHTI" - BARIŞ ACAR

"PIHTI" - BARIŞ ACAR

“Yolda giderken, belirli bir yolda değil, öylesine bir yolda, adamın birine çarptım. Daha önce başka adamın birine çarpmış biriydi bu. Özür dilerim, dedim. Dileme, dedi. Arkasını dönüp giderken daha önce çarptığı adamdan özür dilemem gerektiğini söyledi.
Hak verdim.”

"MAVİ HARFLER ATÖLYESİ" - HÜLYA SOYŞEKERCİ

"MAVİ HARFLER ATÖLYESİ" - HÜLYA SOYŞEKERCİ

Alacakaranlık dönemlerde duyarlı bir aydının sığınağı yazıdır; sanatın insana umutlar, düşler sunan evrenidir. Yazıyla direnir aydın; düşünceleri tutsak edilemez zorbalarca.

"ÇAKIR ZAMANLAR" - NİLÜFER AÇIKALIN

"ÇAKIR ZAMANLAR" - NİLÜFER AÇIKALIN

Buzun bardaktaki rakıya düşme sesi, martının denizden balığı kapma sesiyle aynı. Nerede kalmıştık, daha doğrusu nereden geldik buraya? Aynadan kaçıyordum, izmaritte uzayan kül gibiydim evde, köprü altına düşürdüm yolumu, İstanbul’u da kül tablası yaptım kendime.

"İSKELE" - NAZLI KARABIYIKOĞLU

"İSKELE" - NAZLI KARABIYIKOĞLU

Burnum tenindeki karıncaların istilasına uğradı. Saçındaki ağaçkakanlar gagalarını gözüme soktu. Her milletten kadının ten rengine büründüm. Ne siyah, ne beyaz, ne sarı, ne de saydamdım. Zeytin çekirdeğinden küçük, begonya tohumundan fazlaydım. Hiçbir şeyimle, mağrur, dikiliyordum önünde.

"DELİ HEYBESİ" - UMUT Y. KARAOĞLU

"DELİ HEYBESİ" - UMUT Y. KARAOĞLU

Sonra birden buluyorum ne yapmam gerektiğini. Mutfaktan bir bıçak alıp dönüyorum. Dizimden bir d , elimden bir e kesiyorum, nasırımın da n'sini çıkarıp koyuyorum yanlarına. Biraz bekleyip devam ediyorum. Böyle böyle, kendimden bir şeyler ekleyerek, onların öyküsünü yazmaya koyuluyorum.

"HAYATIN PEŞİNDE" - UĞUR SENCER

"HAYATIN PEŞİNDE" - UĞUR SENCER


Bu sefer gerçekten gitti. Bazı söyledikleri, kopuk kopuk, aklımdan çıkmıyordu: “…teker teker ele alacağız insanı ki, ruhunun reçinesini akıtsın. Birlikten güç almasın, arkasında adam görüp biti kanlanmasın... teker teker... insan şeklinde...” “...yine de birlikte olacak her şey, gidenle giden, kalanla kalan, hayvanla insan, okuyanla yazan...”

"YAYGARACI RUHLAR" - ILGIN YILDIZ

"YAYGARACI RUHLAR" - ILGIN YILDIZ


Sesimin yankısı beni bulana dek biraz zaman geçti. O süreç
boyunca gözlerimi kıstım; sanki sesim beni yeniden bulduğunda,
büyük bir patlama gerçekleşecekti. Burada, karikatürlerden
oluşan bir gökyüzünün altında, beni bekleyen o ılık uykuya
yenik düşecektim.

"GİTMELER GÜNCESİ" - İLKİFTAR EZBERCİ

"GİTMELER GÜNCESİ" - İLKİFTAR EZBERCİ


Demiştim ki ben dağınık yaşamayı, dağınık yazmayı
severim. Benimle insanlar arasına köprü atacaksam
kimsenin o köprünün ortasına geldiği zaman bir boşluk
olduğunu görmesini istemem. Her adımda uçabileceğini
bilmeli. Köprüyü ve suyu aynı anda görmeli.

"CÜMLENİZE..." - ELVAN ÇUBUKÇU

"CÜMLENİZE..." - ELVAN ÇUBUKÇU

Beni çaresiz bıraktınız. Çünkü siz farkındasınız ya da değilsiniz,
kısır kuşaklarsınız; rahminizi aldırdınız, ince ve kalın bağırsaklarla
kaldınız. Ne zaman üretmeye kalksanız ortalığı pis bir koku kaplıyor,
ötesi yok. Bunu söylemem gerekti, beni çaresiz bıraktınız.
Beni çaresiz bıraktınız; öyle öfkelendim ki sülalenize, cümle aleminize...

"ŞU İNSANLAR" - PINAR E. AYMAZ

"ŞU İNSANLAR" - PINAR E. AYMAZ


Editörün eli nihayet o yazıya gitmişti.
Aslında yazı yaklaşık bir aydır masasında bir alay
kâğıt arasında uslu uslu durmaktaydı ve editör o sıra
heyecanla bir telefon bekliyor olmasaydı daha da çok
dururdu. Fakat güzel bir hanımdan beklemekte olduğu
telefon gecikmiş, o da heyecanını biraz olsun yatıştırabilmek
için masanın üzerindeki, kâğıt kalabalığından, tesadüf bu ya,
onu çekip almıştı...